Gucciler Filmden Rahatsız mı ?

Ridley Scott’ın, İtalyan moda devi Guccio Gucci’nin torunu Maurizio Gucci cinayetini konu alan filmi House of Gucci geçtiğimiz hafta vizyona girdi. Filmde, Maurizio Gucci’yi Adam Driver, onu öldürtmekle suçlanan eşi Patrizia Reggiani’yi ise Lady Gaga canlandırıyor.


Ödül sezonunun öne çıkan filmlerinden biri olması beklenen, özellikle Lady Gaga’nın performansı ile çok konuşulan film eleştirmenlerden karışık yorumlar almaya devam ediyor.

Filmle ilgili değerlendirmelerde bulunan yalnızca eleştirmenler ve izleyiciler değil. Beyazperde’nin Variety’den aktardığı habere göre, 1953’ten 1986’ya kadar Gucci’nin başkanlığını yapan ve filmde usta aktör Al Pacino tarafından canlandırılan, Aldo Gucci’nin mirasçıları filmle ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

“AİLEYİ ‘HAYDUT’, ‘CAHİL’ OLARAK GÖSTERDİLER”

Aldo Gucci’nin varislerinin, House of Gucci’deki hatalı tasvirleri hakkında “biraz endişeli” olduklarını belirten bir açıklamada, ”Filmin prodüksiyonu, şirketin 30 yıllık başkanı Aldo Gucci’yi ve Gucci ailesinin üyelerini haydut, cahil ve dünyaya karşı duyarsız olarak tanımlamadan önce varislerine danışma zahmetine girmedi” ifadeleri yer alıyor.

İtalyan gazetesi ANSA’da yayınlanan metinde, House of Gucci’nin, aile üyelerini temsilinin “insani açıdan son derece acı verici” olduğu belirtiliyor ve film ”Markanın bugün üzerine inşa edildiği mirasa bir hakarettir” sözleriyle değerlendiriliyor.

“ERKEK ŞOVENİST BİR ŞİRKET DEĞİL”

Açıklamada, Patrizia’nın “sadece filmde değil, aynı zamanda oyuncu kadrosunun açıklamalarında da, erkek şovenist bir şirket kültüründe hayatta kalmaya çalışan bir kurban olarak” tasvir edilmesi eleştiriliyor ve Gucci ailesinin, her zaman “kapsayıcı bir şirket” olduğuna, 1980’lerde üst düzey pozisyonlarda yer alan kadın çalışanların varlığına değiniliyor.

Geçen hafta BBC Radio’da bir programa katılan Ridley Scott, bu tarz eleştiriler beklediğini belirtmiş ve Patrizia Reggiani’nin Associated Press’e yaptığı açıklama hakkında konuşmuştu.

Reggiani, Scott’ı “kar elde etmek için bir ailenin kimliğini çalmakla” suçlamıştı.

 

İşte 125 Yılın En İyi 25 Kitabı

1984′ – GEORGE ORWELL
İngiliz yazar George Orwell tarafından yazılan ve ilk olarak 1949’da yayımlanan kitap, günümüz siyasetinde hala yankı uyandırıyor.

ALL THE LİGHT WE CANNOT SEE (GÖREMEDİĞİMİZ TÜM IŞIKLAR) – ANTHONY DOERR
Anthony Doerr tarafından yazılan ve 2014’te yayımlanan Pulitzer Ödüllü kitap, II. Dünya Savaşı sırasında işgal altındaki Fransa’da yolları kesişen Marie-Laure adlı gözleri görmeyen bir Fransız kız ile Werner adlı bir Alman çocuğun hikayesini konu alıyor.

‘BELOVED’ (SEVİLEN) – TONİ MORRİSON
Toni Morrison’ın 1987’de yayınlanan bu kitabı, okuyucuları köleliğin neden olduğu zihinsel ve fiziksel travma hakkında eğitmeye yardımcı oluyor.

 

‘CATCH 22’ (MADDE 22) – JOSEPH HELLER
Joseph Heller’in 1961 tarihli ‘Catch 22’ kitabı, savaşın ve insan varlığının absürdlüğünü eleştiriyor.

THE CATCHER İN THE RYE (ÇAVDAR TARLASINDA ÇOCUKLAR) – J.D SALİNGER
J.D Salinger tarafından yazılan 1951 tarihli bu klasik, “modern zamanların başyapıtı” olarak değerlendiriliyor. Kitap, Holden Caulfield’ın okuldan atılmasıyla başlayan süreci Holden’ın ağzından anlatıyor.

CHARLOTTE’S WEB (CHARLOTTE’UN SEVGİ AĞI) – E. B. WHİTE
E.B. White’ın bir örümcek, küçük bir kız ve bir domuz hakkındaki kitabı 1952’de yayımlandı ve çocuk edebiyatının temel dayanağı haline geldi.

‘A CONFEDERACY OF DUNCES’ (ALIKLAR BİRLİĞİ) – JOHN KENNEDY TOOLE
John Kennedy Toole tarafından yazılan ve 1980’de ölümünden sonra basılan tek kitap olan ‘A Confederacy of Dunces’, 1981’de Pulitzer Ödülü’nü kazandı. Kitap, obur, aksi, tembel, bencil bir kişinin hayat hikayesini anlatıyor.

‘THE FELLOWSHİP OF THE RİNG’ (YÜZÜKLERİN EFENDİSİ: YÜZÜK KARDEŞLİĞİ) – J.R.R. TOLKİEN
J.R.R. Tolkien’ın kitabı 1954’te yayımlanırken, çekilen filmlerin ardından kitap dünya çapında büyük bir üne kavuştu.

A FİNE BALANCE (İNCE BİR DENGE) –  ROHİNTON MİSTRY
Rohinton Mistry’ın 1995 yılında yayımlanan romanı Hindistan’da 1975’te ve  1984’te The Emergency kargaşası sırasında “kimliği belirsiz bir şehirde” geçiyor ve farklı geçmişlere sahip dört karakterin hayatını anlatıyor.

A GENTLEMAN İN MOSCOW (MOSKOVA’DA BİR BEYEFENDİ) – AMOR TOWLES
A Gentleman in Moscow, Amor Towles’ın 2016 tarihli bir romanıdır. 1922 yılında Kont Aleksandr İlyiç Rostov’un Bolşevik mahkemesi tarafından yargılanarak suçlu bulunmasını konu alan kitap, uzun süre en çok satanlar listesinde yer almıştı.

‘GONE WİTH THE WİND’ (RÜZGAR GİBİ GEÇTİ) – MARGARET MİTCHELL
Margaret Mitchell’in 1936’da yayınlanan bu romanı her zaman en çok satan kitaplar arasında yer alırken, kitap tiyatro oyunları ve film olarak dünya çapında bir ün kazandı.

‘THE GRAPES OF WRATH’ (GAZAP ÜZÜMLERİ) – JOHN STEİNBECK
John Steinbeck tarafından yazılan ve 1939’da yayımlanan bu kitap, 1920 Büyük Buhran sırasında Dust Bowl’da sıradan insanların karşılaştığı sıkıntıları anlatıyor.

‘THE GREAT GATSBY’ (MUHTEŞEM GATSBY) – F. SCOTT FİTZGERALD
F. Scott Fitzgerald’ın 1925’te yayımlanan kitabı, hayali West Egg kasabasında, romanın ana karakteri, gizemli genç milyoner Jay Gatsby ile saplantılı şekilde aşık olduğu Daisy Buchanan arasında geçen olayları anlatıyor.

‘THE HANDMAİD’S TALE’ (DAMIZLIK KIZIN ÖYKÜSÜ) – MARGARET ATWOOD
Kanadalı yazar Margaret Atwood’un 1986 tarihli kitabı, Amerika Birleşik Devletleri’nin parçası olan bir distopyadaki totaliter toplum hayatını konu alıyor.

‘HARRY POTTER AND THE SORCERER’S STONE’ (HARRY POTTER VE FELSEFE TAŞI) – J.K ROWLİNG
J.K Rowling tarafından 1997 yılında yazılan bu kitap, dünyanın en çok satan kitapları arasında yer alırken, çekilen film serisi sebebiyle dünya çapında ün kazandı.

‘INFİNİTE JEST’ – DAVİD FOSTER
Amerikalı yazar David Foster Wallace’ın 1996 yılın da yayımlanan romanı Infinite Jest, alışılmamış bir anlatı yapısına sahip yapısıyla dikkat çekiyor. Kitap, kendi dipnotları olan yüzlerce kapsamlı son not içerir.

‘TO KİLL A MOCKİNGBİRD’ (BÜLBÜLÜ ÖLDÜRMEK) – HARPER LEE
Harper Lee’nin 1960 yılında yayımlanan kitabı ırk eşitsizliğini inceliyor.

‘A LİTTLE LİFE’ (BİRAZ HAYAT) – HANYA YANAGİHARA
Yazar Hanya Yanagihara, eleştirmenler tarafından tam not alan kitabında hayatımızın geri kalanını yaşamak için geçmiş travmalarımızı nasıl taşıdığımız sorusunu inceliyor.

‘LOLİTA’ – VLADİMİR NABOKOV
Vladimir Nabokov’un ilk olarak 1955’te Fransa’da yayımlanan bu kitabı, genç bir kıza takıntılı bir adamın zihninin içine bir bakış sunuyor.

‘LONESOME DOVE’ (YALNIZ GÜVERCİN) – LARRY MCMURTRY
1985 yılında yayımlanan kitapta Larry McMurtry, kovboy efsanesine eleştiride bulunuyor.

‘ONE HUNDRED YEARS OF SOLİTUDE’ (YÜZYILLIK YALNIZLIK) – GABRİEL GARCÍA MÁRQUEZ
Gabriel García Márquez’in 1970 yılında yazılan kitabı, 100 yılı aşan bir ailenin öyküsünü anlatıyor. Kitapta, zengin detaylar ve mizahla kısa sürede halkın beğenisini kazandı.

THE OVERSTORY – RİCHARD POWERS
2018 yılında yazılan kitap, ağaçlarla ilgili benzersiz yaşam deneyimleri onları ormanların tahribatına değinmek için bir araya getiren dokuz kişinin hikayesini anlatıyor.

A PRAYER FOR OWEN MEANY (OWEN MEANY İÇİN BİR DUA) – JOHN IRVİNG
1989 yılında yayımlanan kitap, John Wheelwright ve en iyi arkadaşı Owen Meany’nin 1950’ler ve 1960’larda küçük bir New Hampshire kasabasında büyüme hikayelerini anlatıyort.

A TREE GROWS İN BROOKLYN – BETTY SMİTH
1943’te ABD’de yayımlanan otobiyografik roman, 20. yüzyılın ilk yirmi yılında Williamsburg, Brooklyn, New York City’de yaşayan yoksul bir kız ve ailesini konu ediniyor.

ULYSSES – JAMES JOYCE
İrlandalı yazar James Joyce’un 1922’de yayımlanan modernist romanı Ulysses adını Homeros’un ünlü destanlarından Odysseia’nın latincesinden almıştır. Kitapta, destan ve roman arasında karakterler açısından benzerlikler bulunuyor.

 

Demi Moore Nasıl Değişti ?

British Fashion Awards (İngiliz Moda Ödülleri) önceki gün Royal Albert Hall’da gerçekleşti. Moda, sinema, müzik dünyasının ünlü isimleri, Londra’daki ödül töreninde bir araya geldi. Konukların şıklık yarışı sergilediği gecenin en çok konuşulan ismi ise Demi Moore oldu.


59 yaşındaki oyuncu, yüzünün farklı görünümüyle bir kez daha adından söz ettirdi. Gece için gri ve siyah renklerden oluşan payetli bir elbise giymeyi tercih eden Moore’un yüzünün bu kadar çok dikkat çekmesinin nedeni ise yaptırdığı uygulamalar oldu.

Daha genç olduğu dönemde bile yaş almayı yavaşlatmak için bütün imkanlarını kullanan oyuncunun, elmacık kemiklerinin aşırı belirginliği ve dudak bölgesinin görüntüsü dikkat çekti. Bütün bunlar da Demi Moore’un gecenin en çok konuşulan ünlü ismi olmasına yol açtı.

Bazı sosyal medya kullanıcıları Demi Moore’un geçen yıllara iyi direndiğini ve güzel göründüğünü savundu. Ancak ünlü oyuncuyu eleştiren takipçileri ise Moore’un artık yaş almayı kabullenmesi gerektiğini dile getirdi.

Bir kişi, “Demi Moore, yüzüne estetik uygulamayı yapan uzmanı dava etmeli. Bu kötü sonuçlanmış bir uygulama” diyerek görüşünü belirtti.

 

İlk Kez Elektrikli Bir “Yılın Otomobili” Görebiliriz

Cenevre Otomobil Fuarı kapsamında sahibini bulacak olan Avrupa’da Yılın Otomobili ödülü için 39 araç arasından finale kalan 7 model belli oldu.

23 ülkeden 61 jürinin oylarıyla seçilecek yılın otomobili 28 Şubat’ta açıklanacak.

Finale kalan 7 araçtan 6’sının elektrikli olması da tarihi bir önem taşıyor. Organizasyonda İlk kez elektrikli modeller içten yanmalı motora sahip olan araçlara ezici bir üstünlük sağladı.

İşte finalistler:

CUPRA BORN (%100 Elektrikli)

SKODA ENYAQ(%100 Elektrikli)

FORD MUSTANG MACH-E(%100 Elektrikli)

HYUNDAİ IONİQ 5(%100 Elektrikli)

KİA EV6(%100 Elektrikli)

PEUGEOT 308

RENAULT MEGANE E-TECH(%100 Elektrikli)

 

Balotelli de AHBAP’a Katıldı

Star’da yayınlanan Haluk Levent’le Yeniden programını sunan, ünlü şarkıcı ve AHBAP Derneği’nin başkanı Haluk Levent, Adana Demirspor’un İtalyan golcüsü Mario Balotelli’nin altı aileye yardımda bulunduğunu açıkladı.

Star’da yayınlanan Haluk Levent’le Yeniden programını sunuculuğunu üstlenen ve program sayesinde ihtiyacı olan pek çok kişiye yardımda bulunulmasını sağlayan ünlü şarkıcı Haluk Levent, Twitter hesabından Mario Balotelli ile şalgam içerken çekilmiş bir fotoğrafını paylaşıp İtalyan golcünün bağışta bulunduğunu belirtti.

Levent, İtalya ve İngiltere’de oynadığı dönemlerde de evsiz çocuklara destekte bulunan Adana Demirspor oyuncusu Balotelli’nin, AHBAP Derneği aracılığıyla altı aileye yardım yaptığını açıkladı.

 

Balotelli ile çekilen bir fotoğraf paylaşan Levent, “Görme bozukluğu yaşayan Sevinç’in ameliyatı; ayrıldığı eşinden şiddet görünce çocuklarıyla açıkta kalan Kader’in 1 yıllık ev masrafını; mide kanseri olan Yaşar’ın 5 aylık kira borcunu ve 3 ailenin hastane masrafını karşılayan Mario Balotelli ile şalgam sözümüzü yerine getirdik” ifadelerini kullandı.

 

%d blogcu bunu beğendi: