5053873217 [email protected]

Kötü Komşu Tımarhanelik Ediyor

Kanada Ulusal Araştırma Konseyi için Kanadalı, Koreli ve Alman uzmanlar, farklı kentsel gürültü kirliliği türlerinin bina sakinleri üzerindeki etkisini araştırmak için çeşitli deneyler yaptı.


Kentsel alanlarda son on yıllarda artan nüfus yoğunluğu ve 2020’nin başlarında evden çalışmanın artmasıyla, sorunun gelecekte herhangi bir önlem alınmadığı takdirde daha da kötüleşeceği belirtildi.

Amerika Akustik Derneği Toplantısı’nda sunulan çalışma bulgularına göre özellikle pandemi döneminde komşulardan gelen gürültü kirliliği şikayetleri oldukça arttı.

Örneğin İngiltere’deki belediyelere 450 bin gürültü şikayeti yapıldı, bu her 70 saniyede bir, bir kişinin komşusunu şikayet etmesi anlamına geliyor. Araştırmacılar bu rakamın 2019’dan 2020’ye kadarki pandemi öncesine göre yüzde 10 daha yüksek olduğunu vurguladı.

Bununla birlikte, Kanada, Kore ve Almanya’daki araştırmacılar çalışmaları için oturma odası benzeri bir ortam oluştu ve düşen nesneler ile yürüyen insanların sesini kaydetti.

Çalışma katılımcıları daha sonra hoparlörler, kulaklıklar ve sanal gerçeklik kulaklıkları kullanılarak çeşitli seslere maruz bırakıldı. Bilim insanları katılımcılardan, rahatsızlık seviyelerini sıfırdan 100’e kadar bir ölçekte derecelendirmesini istedi.

Sonuçlarda, katılımcıların darbe seslerini müzik veya konuşma gibi sürekli seslerden daha rahatsız edici buldukları ortaya çıktı.

Kulaklık Kullanımı Sağır Ediyor

 

BMJ Global Health‘de yayınlanan araştırmada, kulaklık kullanımının genç yaştaki bireylerde işitme kaybına yol açtığının altını çizen bilim insanları, gelecekte çok fazla insanın duyma yetisini kaybedeceğini açıkladı.

Kulaklıkla müzik dinlemenin ve konserde yüksek sese maruz kalmanın erken yaşta işitme kaybına yol açabileceğinin altını çizen araştırmacılar, özellikle 12-34 yaş aralığındaki bireylerin sağlığa zararlı bir şekilde kulaklık kullandığını ortaya koydu.

Güney Karolina Üniversitesi’nden araştırmacı Lauran Dillard, yükses sesin duyusal hücrelere zarar verdiğini ve kulağın işleyiş biçimini tehdit ettiğini belirtti. Eğer yüksek sese maruz kalma devam ederse kulakta kalıcı bir hasarın meydana geldiğini söyleyen Dillard, bireyin işitme kaybı yaşayabileceğini öne sürdü.

 

Kulaklıkla akıllı bir telefondan dinlenen müziklerde ses yüksekliğinin 105 desibele çıkabildiğini belirten uzmanlar, konser alanlarında ise ortalama olarak ses seviyesinin ise 104 ile 112 desibel arasında olduğunu belirtti.

İşitme sağlığı için güvenli müzik dinleme politikası oluşturulması ve sesin insan sağlığı için güvenli bir seviyede tutulması gerektiğinin altı çiziliyor.

 

Kanser Aşısıyla Dönüyorlar

Uğur Şahin ve Özlem Türeci, önümüzdeki yıllarda kanser aşılarını hazır olması için birçok atılım yaptıklarını açıkladı.


BBC’den Laura Kuenssberg ile konuşan Prof. Dr. Özlem Türeci, BioNTech’in Covid-19 aşısının temelindeki mRNA teknolojisinin, kanser hücrelerine saldırmak için yeniden kullanılabileceğini anlattı.

 

mRNA teknolojisine dayalı kanser aşılarının hastalarda ne zaman kullanıma hazır olabileceği sorulan Prof. Dr. Uğur Şahin ise kanser aşılarının  “2030’dan önce” hazır olabileceğini söyledi.

Göbek Eritmenin En Pratik Yolu

Göbek yağlanmasından kurtulmak için diyet ve egzersiz yapan bazı insanlar ise normal kiloya indikten sonra bile göbek bölgesindeki yağların bir türlü gitmediğinden yakınıyor.

 

Karın bölgesindeki yağlanmanın birçok sebebi olduğunu belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Ömür Karamahmut, “Genetik, yaşam tarzı, stres, şeker tüketimi, bazı ilaçlar, hormonal değişiklikler, yetersiz protein tüketimi, yanlış diyetler, yetersiz uyumak karında yağlanma yapabilir. Göbek bölgesi yağlanması polikistik over sendromu veya besin alerjisinin belirtisi olabileceği gibi karaciğer yağlanmasına sebebiyet vererek insülin metabolizmasını bozar ve şeker hastalığına da zemin sağlar. Kolesterol, yüksek tansiyon, kalp-damar rahatsızlıkları da göbekte yağlanmanın sonucu olarak başlar. Aynı zamanda fıtık ve inme de yağlanma sonucu olabilir” değerlendirmesinde bulundu.

ERKEKLERDE 94, KADINLARDA 80 CM ÜZERİ RİSKLİ

Erkeklerde bel çevresinin 94 cm ve üzerinde olması sağlık açısından riskli, 102 cm ve üzeri yüksek riskli, kadınlarda, 80 cm üzeri riskli, 88 cm ve üzeri ise yüksek riskli olarak kabul ediliyor.

“Bel çevrenizi mezura yardımı ile ölçebilirsiniz. Ayakta dik bir şekilde durup mezuranın başlangıcını göbek deliğinize sabitleyin. Hafifçe belinize sarın ve nefes verin. Bu esnada mezuranın iki ucunu birleştirin” diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Karamahmut, karın yağlarını eritmenin yollarını ntv.com.tr’ye anlattı, göbek yağlarından kurtulup, düz bir karına sahip olmak isteyenlerin en sık sorduğu soruları şöyle yanıtladı:

  • Göbek bölgesindeki yağlanmadan kurtulmak ve göbek eritmek için en hızlı ve etkili yöntemler nelerdir?

En etkili yöntem; öncelikle diyeti düzenlemek ve daha sağlıklı bir beslenme modeline sahip olmaktır. Diyetinizde karın bölgenizdeki yağlanmaya hafifletecek besinlere yer verin. Fiziksel aktivitenizi arttırın ve karın bölgesine yönelik egzersizler yapın. Günde 8 saat uyumaya özen gösterin. En önemlisi stresten uzak durmaya çalışın. Stres, yağ yapımını arttıran kortizol hormonunu uyararak yağ salınımını arttırır.

  • Göbek eritmek için nasıl bir diyet uygulamak gerekir?

Proteinden zengin ve lif içeriği yüksek besinler tercih edilmeli. Bu şekilde daha tok hissedilir. Alkolden, trans yağlardan uzak durulmalı. Diyette süt ürünleri, yumurta, yağsız et, beyaz et, balık, sebzeler ve meyvelere yer verilmeli. Kan şekerini hızlı yükselten basit karbonhidratlar tüketilmemeli. Örneğin beyaz pirinç kan şekerini hızlı yükseltirken, siyah pirinç kana daha yavaş karışır. Şekerli gıdalardan uzak durulmalı. Meyve şekerinin früktoz olduğu unutulmamalı ve meyve dozunda tüketilmeli.


– Göbek eritme kürleri işe yarıyor mu?

Spesifik göbek eritme kürü olmamakla birlikte diyette yağ yakımını hızlandırmaya yönelik besinler tercih edilerek ve sporla desteklenerek göbek bölgesi daha düz bir görünüme kavuşturulabilir. Beslenmede; yeşil çay, yaban mersini, elma sirkesi, Hindistan cevizi yağı, avokado, muz gibi yağ yakımına yardımcı besinlere yer verilebilir.

  • Göbek eritmek için hangi spor veya egzersizleri önerirsiniz?

Yürüyüş, bisiklet ve diğer kardiyo hareketleri yağ yakımının artmasına yardımcıdır. Bunun yanında karın hareketleri bu bölgedeki kas kitlesinin artmasına katkı sağlar. Mekik, plank, crunch gibi egzersizler kas yapılanmasına yardım eder.

  • Evde göbek eritmek için yapılabilecekler nelerdir?

Evde plank yapılabilir. Ayva göbeği dediğimiz görüntünün düzelmesine yardımcı olur. Aynı zamanda güvenli bir harekettir. Bel kaslarına da yardımcı olur. Crunch ve mekik de evde kolay yapılabilecek hareketlerdendir.

  • Erkeklerde ve kadınlarda göbek yağlarından kurtulmak ve göbeği eritmek için uygulanacak yöntemler farklılık gösterir mi?

Hayır. Fakat başta hormonların verdiği sebepten dolayı kadınların yağ oranları erkeklerden fazla olmaktadır. Bu anlamda diyetlerinde harcamaları gereken kalori miktarı biraz daha fazla olmalıdır.

  • Hem göbek yağlarından kurtulmak hem de ideal kiloya sahip olmak için yaşam tarzı nasıl olmalıdır?

· Öncelikle sistemli bir yaşam tarzı olmalı.
· Uyku çok önemli. En az 8 saat uyunmalı.
· Diyet düzenine özen göstermeli, tam tahıllı, içerisinde sebze ve meyvelerin olduğu, protein içeriği yüksek sağlıklı öğünler tüketilmeli.
· Spor yaşam tarzı haline getirilmeli.
· Stres hayatın her anında var ama mümkün olduğunca stresten uzaklaşılmalı. Spor, stresten uzaklaştıran ve mutluluk hormonlarının salgılanmasını sağlayan güzel bir destek olabilir.

  • Göbek eritmek için size en çok sorulan sorular ve sizin verdiğiniz yanıtlar nelerdir?
  • Aç karnına limonlu su içmek göbek yağlarımı eritir mi?

  • Hayır.

  • Sirke içmek yağları eritir mi?

  • Hayır.

  • Karın egzersizleri çalışsam göbek yağlarım erir mi?

  • Hayır, sadece kas kitlesi artar ama yağlar aynı şekilde kalır. Bunun için diyet yapılması gerekir, göbek bölgesindeki yağların yüzde 80’i diyet ile giderilir.

  • Göbek yağlarından diyet ve egzersizle kurtulduktan sonra bu durumu korumak ve kilo kontrolü için neler yapılmalı?

Kiloyu korumak için bu beslenme tarzını yaşam standardı haline getirmek gerekir. Spora ve diyete özen göstermeye devam edip arada kendinizi ödüllendirmek için kaçamaklar yapabilirsiniz. Ancak kilo kontrolünde kalıcılığı sağlamanın, uyguladığınız yöntemlerin de kalıcılığı ile var olabildiğini unutmamalısınız.

Ölen Hücreleri Yeniden Canlandı

ABD Yale Üniversitesi’nden bilim insanlarının domuzların hücrelerini ölümden 1 saat sonra yeniden canlandırmayı başardığı çalışma dünya genelinde büyük bir heyecana sebep oldu.Bilim insanlarının ölüm hakkındaki araştırmaları hız kesmeden devam ediyor. Konuyla ilgili herkesi heyecanlandıran son haber Amerika Birleşik Devletleri’nden geldi.Hakemli bilimsel dergi Nature’da yayımlanan çalışmada hayvanların ölümünden tam bir saat sonra kan dolaşımı ve diğer hücresel işlevler eski haline getirilebildi.Bu başarı OrganEx adlı yeni bir sistem sayesinde mümkün oldu. Domuzlar bir pompa, filtre ve akan sıvı sistemine sahip bu cihaza bağlandı.

Independent’te yer alan habere göre sistem, kalbin durmasından sonra hücreleri ve bazı organları koruyarak oksijenin ölü hayvanın vücudunda yeniden dolaşmasını sağladı. Bu sayede organlar canlı tutulabildi. OrganEx sistemi, ölü domuzların damarlarına kanla karıştırılmış perfüzat adı verilen bir sıvı pompaladı. Perfüzat, hemoglobin proteininin sentetik bir formunu ve hücreleri korumaya ve kan pıhtılarını önlemeye yardımcı olan diğer birkaç bileşik ve molekülü içeriyordu.

Hayvanların OrganEx’e bağlanmasından 6 saat sonra bile kalp, karaciğer ve böbrek dahil olmak üzere birçok bölgede belirli temel hücresel işlevlerin aktif kaldığı görüldü.Bu son teknoloji daha da geliştirildiğinde insan organlarının daha uzun süre korunmasını sağlayabilir ve organ nakli bekleyen birçok insanın prosedürden yararlanması mümkün olabilir. Araştırma ekibinin lideri Dr. Nenad Sestan, “Bu hücreler, artık çalışmamaları gereken andan saatler sonra bile çalışıyor” diye konuştu.

Kişisel Denge Testi Yaşam Süresini Belirliyor

Bir kişinin dengeyi ne kadar iyi sağlayabildiği, sağlıkları hakkında bir fikir verebilir. Örneğin önceki araştırmalarda, tek ayak üzerinde denge kuramama durumunun daha büyük felç riskiyle bağlantılı olduğunu gösteriyordu.

Dengesi zayıf olan kişilerin zihinsel gerileme testlerinde daha kötü performans gösterdiği ve bunama ile bir bağlantı olduğunu düşündürüyordu.

Şimdi İngiltere, ABD, Avustralya, Finlandiya ve Brezilya’dan uluslararası bir uzman grubu, denge ve ölüm oranı arasındaki ilişkiyi inceleyen, türünün ilk örneği olan 12 yıllık bir çalışmayı tamamladı.

 

Araştırma gözlemsel olmasına ve nedenini belirleyememesine rağmen, bulguları çarpıcıydı.

Orta ila sonraki yaşamda 10 saniye boyunca tek ayak üzerinde duramama, önümüzdeki 10 yıl içinde herhangi bir nedenden ölüm riskinin neredeyse iki katına çıkmasıyla bağlantılı çıktı.

Sonuçlar British Journal of Sports Medicine’de yayınlandı.

 

Bulgular o kadar keskin ki, Rio de Janeiro’daki Clinimex egzersiz tıbbı kliniğinden Dr Claudio Gil Araujo liderliğindeki araştırmacılar, yaşlı insanlar için rutin sağlık kontrollerine bir denge testinin dahil edilmesi gerektiğini öne sürüyorlar.

Aerobik kondisyon, kas gücü ve esnekliğin aksine, denge nispeten hızlı bir şekilde azalmaya başladığı yaşamın altıncı on yılına kadar iyi korunma eğiliminde.

Bununla birlikte, denge değerlendirmesi, muhtemelen bunun için standart bir test olmadığı için orta yaşlı ve yaşlı kişilerin sağlık kontrollerine dahil edilmiyor.

Şimdiye kadar, düşmeler dışındaki klinik sonuçlarla dengeyi ilişkilendiren çok az kesin veri var.

Çalışma için 2008-2020 yılları arasında yaşları 51 ile 75 arasında değişen ve yürüyüşü stabil olan toplam bin 702 kişi takip edildi.

Başlangıçta, katılımcılardan herhangi bir ek destek olmaksızın 10 saniye boyunca tek ayak üzerinde durmaları istendi.

HER İKİ AYAKTA EN FAZLA ÜÇ DENEMEYE İZİN VERİLDİ

Katılımcıların yüzde 21’i testi geçemedi. Sonraki on yılda 123 kişi çeşitli sebeplerden öldü. Yaş, cinsiyet ve altta yatan koşulları hesaba kattıktan sonra, 10 saniye boyunca tek ayak üzerinde desteksiz duramamak, herhangi bir nedenden dolayı ölüm riskini yüzde 84 oranında artırdı.

Araştırmacılar, katılımcıların hepsinin beyaz Brezilyalı olması da dahil olmak üzere çalışmanın sınırlamaları olduğunu söyledi, bu da bulguların diğer etnik kökenlere ve uluslara daha yaygın olarak uygulanamayacağı anlamına geliyor.

Yine de araştırmacılar, 10 saniyelik denge testinin “hasta ve sağlık profesyonelleri için statik denge konusunda hızlı ve nesnel geri bildirim sağladığı” ve “orta yaşlı ve yaşlı erkek ve kadınlarda ölüm riskiyle ilgili faydalı bilgiler eklediği” sonucuna vardı.

%d blogcu bunu beğendi: