Yaşayan En Büyük Jönü Kaybettik

Yeşilçam’ın ustası Cüneyt Arkın dün akşam kaldırıldığı hastanede bu sabah hayatını kaybetti.

Hastaneden yapılan açıklamada, “Türk sinemasının değerli oyuncusu sayın Cüneyt Arkın kalbinin durması sebebiyle ambulansla geldiği Liv Hospital’da yeniden canlandırma çabalarına rağmen hayatını kaybetti. Türk sinemasının dev oyuncusunu kaybetmenin üzüntüsü içindeyiz. Cüneyt Arkın’ın ailesine ve tüm sevenlerine baş sağlığı diliyoruz” denildi.

Yeşilçam’ın unutulmaz sanatçısı Arkın Eskişehir’in bir köyünde 1937 yılında doğdu, yokluk içinde büyüdü. Kimliğinde Fahrettin Cüreklibatır yazıyordu. Gazeteci Vecdi Benderli, Cüneyt Gökçer’den Cüneyt; Ramazan Arkın’dan Arkın isimlerini alıp “Cüneyt Arkın” ismini yarattı.

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandı. Asıl mesleği doktorluk olan Arkın, 1963 yılında “Artist” dergisinin düzenlediği sinema artisti yarışmasına girdi ve birincilik aldı. Kariyerindeki dönüm noktası 1963’te askerliğini yaparken 1. Hava Jet Üssü’nde yönetmen Halit Refiğ ile tanışması oldu.

Askerlik bitince, 1964’te Halit Refiğ’in “Gurbet kuşları” filmiyle sinemaya adım attı.

‘Hakan Gence ile Sıkı Muhabbet’ programının konukları İlayda Alişan ve Burak Yörük…

Kanal D’de yayınlanan ‘Seversin’ dizisiyle seyirciyle buluşan İlayda Alişan ve Burak Yörük, ‘Hakan Gence ile Sıkı Muhabbet’te özel hayatlarını ve hayatlarına dair bilinmeyenleri anlattı.

Hakan Gence’ye oyunculuk mesleğinin zorluğu hakkında konuşan Burak Yörük “Bu işleri seçerken kendi sosyal hayatından feragat ettiğin bir durum var. Tabii zor bir iş ama severek yapınca da zor gelmiyor” diyor. Rol arkadaşı İlayda Alişan’sa “Bu iş çok renkli görünüyor ama perde arkasında hayatımızdan bayağı fedakârlık yapıyoruz. Sosyal anlamda, psikolojik olarak, vakit olarak…” diye konuşuyor.

 

Konu aşktan açılınca, kötü bitse dahi ilişkilerin insana tecrübe ve güç kattığını anlatan Burak Yörük “Aşk kocaman bir deniz. Bazen dalgalı, bazen durgun… Benim de o denizde bir yelkenim var. Bir de rüzgârım var, beni serinleten, ferahlatan… Aşk güzel şey. Aşk acısını çekmeyen bayağı bir şey kaçırıyordur bence” diyor. İlayda Alişan’sa “Benim için de aşk; kimya ve tutku. Bir sonraki adımını planlamamak… Çok daha yükseklerde hissetmek” diye ekliyor.

 

 

‘Hakan Gence ile Sıkı Muhabbet’ her cuma saat 14.00’te yeni bölümüyle Hürriyet YouTube hesabında yayında.

 

Link: https://www.youtube.com/watch?v=aWpAmP8gETA

 

“Dirimart Presents IX” The Stay Warehouse Alaçatı’da

 

 

Sıra dışı mimarisinin yanı sıra yıl boyunca bünyesinde gerçekleştirdiği sanatsal aktivitelerle de dikkat çeken The Stay Warehouse, Dirimart’ın seçkisiyle on iki özel sanatçının eserlerine ev sahipliği yapıyor. Dirimart Presents IX sergisi 24 Haziran – 21 Ağustos tarihleri arasında Alaçatı’da sergileniyor.

Sahne sanatlarından plastik sanatlara, resimden heykele kadar sanatın tüm disiplinlerine ev sahipliği yapan The Stay Warehouse yazı özel bir sergiyle geçiriyor. The Stay Warehouse için on iki sanatçının yapıtlarını kapsayan bir seçki oluşturuldu. Nuri Bilge Ceylan, Ayşe Erkmen, Mustafa Hulusi, Mevlana Lipp, Seçkin Pirim, Hayal Pozantı, Anselm Reyle, Nasan Tur, Ebru Uygun, Allan Villavicencio, Berke Yazıcıoğlu ve Peter Zimmerman’ın bir araya geldiği sergide; geçmişiyle, mimarisiyle ve birbirleriyle konuşan eserler izleyiciyle buluşacak. Tüm karmaşadan uzak yüzyıllık zeytin ağaçlarının arasında, modern ve izole bir ortam sunan The Stay Warehouse’daki Dirimart Presents IX’in açılışı 24 Haziran’da yapılan sergi 21 Ağustos’a dek görülebilecek.

 

Zeytin Ağaçları İçinde Unutulmaz Bir Deneyim: The Stay Warehouse Alaçatı

 

Türkiye’deki uluslararası sertifikalı ilk karbon nötr otel grubu The Stay bünyesinde yer alan The Stay Warehouse’da 24 süitin her biri 40 metrekarelik genişlikleriyle, rafine konforu özel alanlara da taşıyor.

 

Otel, lokal tatlarla harmanlanan lezzetli menüsü, ısıtmalı açık havuzu, geniş bahçesiyle yıl boyu devam eden sanat etkinlikleri, konserler, festivallerle de huzur ve eğlencenin buluştuğu bir atmosfere ev sahipliği yapıyor. Bulunduğu bölgeyi hissetmek isteyen misafirler ise ister klasik ister elektrikli bisikletler ile ya da doğa yürüyüşü yaparak keşfe çıkabiliyor. The Stay Warehouse misafirlerini şömine başında geniş bir kütüphanede farklı dünyalara yolculuk yaparak dinlenmek de mümkün.

 

The Stay Warehouse, Alaçatı’nın farklı yönlerinin keşfedilmesine katkı sağlamak için her mevsimde kültür sanat alanında birçok organizasyona da ev sahipliği yapıyor. Bugüne kadar tiyatro oyunu ve özel film gösterimlerin yapıldığı otelde sanat sergileri de dönemsel olarak yer alıyor.

 

Modern, samimi ve sıcak bir ortam sunan The Stay Warehouse, yılın on iki ayı bahçesindeki bin yıllık zeytin ağacının gölgesinde şehir hayatının tüm kargaşasını geride bırakmayı vaat ediyor.

Vakkorama Watersports Championship’e Büyük İlgi

 

Su sporları sporcularını ve su sporları tutkunlarını buluşturan Vakkorama Watersports Championship 2022 Bodrum’da rekor katılımla sona erdi. Perşembe günü başlayan; Türkiye Su Kayağı, Wakeboard, Su Jeti ve Flyboard Şampiyonası Bodrum’da

Gençlik ve Spor Bakanlığı, Bodrum Kaymakamlığı, Bodrum Belediyesi, Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu ile Türkiye Motosiklet Federasyonu’nun destekleriyle gerçekleşti.

Şampiyona, 3 gün boyunca power.app.com.tr’den canlı olarak yayınlanırken hem Power FM’in başarılı DJ’leri hem de yurt dışından gelen ünlü DJ’ler hafta sonu boyunca sergiledikleri performanslarıyla gerek sporculara gerekse su sporu tutkunlarına oldukça keyifli saatler yaşattı.

 

3 gün süren Vakkorama Watersports Championship’e dereceye giren sporculara ödülleri kapanış töreninde verilirken, uzun yılların ardından Su Kayağı, Wakeboard, Su Jeti ve Flyboard kategorilerinde Türkiye Şampiyonası düzenlenmiş oldu. Kapanış törenindeyse en büyük alkışı organizasyonun başarıyla gerçekleşmesini sağlayan Vakko Yönetim Kurulu Başkanı Cem Hakko aldı. Turnuva finalinde Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras ve Bodrum Kaymakamı Bilgehan Bayar da ödülleri veren isimler arasında yer aldı.

Bayram Tatili 9 Gün Oldu mu?

Kabine Toplantısı sonrası açıklama yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kurban Bayramı tatiliyle ilgili açıklama yaptı.

Kurban Bayramı tatili 9 gün olacağını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kurban bayramı tatilini takip eden günler ile 15 Temmuz’u takip eden Çarşamba ve Perşembe günleri idari izin sayılacak” dedi.

 

2022 yılında Kurban Bayramı’nın 1. günü 9 Temmuz 2022 tarihinde idrak edilecek. 12 Temmuz ise bayramın son günü olacak.

Kurban Bayramı arifesi: 8 Temmuz Cuma

Kurban Bayramı 1. Gün: 9 Temmuz Cumartesi

Kurban Bayramı 2. Gün: 10 Temmuz Pazar

Kurban Bayramı 3. Gün: 11 Temmuz Pazartesi

Kurban Bayramı 4. Gün: 12 Temmuz Salı

 

Bayramın birinci günü cumartesi gününe denk geliyor. Bayram dört gün boyunca devam edecek.Salı gününün bitişiyle bayramın sona erecek.

Cuma günü 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü de resmi tatil olarak kutlanıyor.

 

“Kaplanın Sırtında” Raflarda

ZÜLFÜ LİVANELİ’NİN,

TARİHİN EN TARTIŞMALI DÖNEMLERİNDEN OLAN II. ABDÜLHAMİD DEVRİNİ ANLATTIĞI ROMANI “KAPLANIN SIRTINDA”

İNKILÂP KİTABEVİ İMZASIYLA RAFLARDA!

Zülfü Livaneli’nin, tarihin hâlen tartışılan II. Abdülhamid devrine yeni bir bakış açısıyla eğildiği ve gerçek bir Abdülhamid portresi için beş yıl emek verdiği romanı “Kaplanın Sırtında”, İnkılâp Kitabevi imzasıyla raflardaki yerini aldı.

Edebiyat ve sanat dünyasının usta ismi Zülfü Livaneli’nin, beş yıllık emeğin ardından okurlarının beğenisine sunduğu “Kaplanın Sırtında”, üzerinde çok fazla konuşulmasına rağmen tam olarak tanınmayan II. Abdülhamid’i, ‘insan’ olarak anlatıyor. “Kaplanın Sırtında”, Selanik’te çıkan olaylar neticesinde tahta çıkan Sultan Abdülhamid’in, İstanbul’dan gönderilen subayların birer birer suikasta uğramasıyla bir korku şehrine dönen Selanik’e sürgününün ardından yaşananları ele alıyor.

“Kaplanın Sırtında”, geceler boyu kötülük planları yaptığına inanılan ve uyguladığı sansürler yüzünden döneminde hiçbir haberin doğru şekilde yayımlanamadığı “Yıldız Canavarı” namlı sultanı iyi ve kötü yönleriyle, hastalıklarıyla, korkularıyla ve baskılarıyla işliyor. Pek çok kişi kendi Abdülhamid’ini yaratırken, Livaneli’nin kaleme aldığı “Kaplanın Sırtında”, üstü ideolojik kamplaşmalarla örtülmüş olan gerçekleri ve İslamcı politika güden padişahın, özel hayatındaki Avrupalılık ile yaşadığı kişilik yarılmasını insanî bir pencereden anlatıyor.

Apar topar saraydan çıkarılan Sultan Abdülhamid’e dair en özel anıları, istibdat rejimi nedeniyle kendisine düşman olan İttihatçı Doktor Hüseyin Atıf Bey’in günlüklerinden yararlanarak kaleme alan Zülfü Livaneli, “Kaplanın Sırtında” romanında tarihsel gerçeklik içinde yarattığı kurgu karakterleri okurlarıyla buluşturuyor.

Okurları tarafından merakla beklenen “Kaplanın Sırtında”, İnkılâp Kitabevi imzasıyla raflardaki yerini alırken, kitabın arka kapağında İlber Ortaylı, Taner Timur ve Ali Yaycıoğlu gibi önemli tarihçilerin görüşlerine yer veriliyor. Kapak illüstrasyonları da tarih profesörü Ali Yaycıoğlu’nun imzasını taşıyor.

 

Ünlü Tarihçiler Kaplanın Sırtında İçin Ne Dedi?

“Kaplanın Sırtında, Livaneli’nin edebiyat hayatında ilginç bir çıkış. Sultan II. Abdülhamid devrine bir de aynanın öbür tarafından bakıyor. Bu belki çok fazla abartılan Abdülhamid devri karşıtı düşünceye karşı bir reaksiyon. Temelde Sultan Abdülhamid’in doktorunun günlüklerinden yararlanılmış. Tahttan hal’ edilmiş sürgündeki Sultan’ın perspektifinden sürükleyici bir anlatımla Abdülhamid bilançosu yapılıyor. Tabii tarihi gerçeklerin müsaadesi ölçüsünde kurgunun getirdiği üslup da dikkat çekici.” İlber Ortaylı

“Zülfü Livaneli, bu kez karşımıza Abdülhamid rejimini alışılmış klişelerden kurtaran ve her yönüyle, özgürce gözlerimizin önüne seren Kaplanın Sırtında adlı sürükleyici romanıyla çıkıyor.” Taner Timur

“Zülfü Livaneli geçmişin ve geleceğin, devrimin ve çöküşün, büyük hayallerin ve hayal kırıklıklarının beraber yaşandığı yüklü ve zor bir dönemi anlatıyor; okuyucularını Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarının zihin dünyasında samimi ve önyargısız bir yolculuğa davet ediyor.” Ali Yaycıoğlu

 

Arka Kapak Yazısı

“Kaplanın Sırtında Livaneli’nin edebiyat hayatında ilginç bir çıkış. Sultan II. Abdülhamid devrine aynanın öbür tarafından bir bakış… Sürgün Padişah’ın perspektifinden sürükleyici bir anlatım… Dikkat çekici bir üslup…” İlber Ortaylı

“Kaplanın Sırtında, Abdülhamid rejimini alışılmış klişelerden kurtaran sürükleyici bir roman.” Taner Timur

“Geçmişin ve geleceğin, devrimin ve çöküşün, büyük hayallerin ve hayal kırıklıklarının beraber yaşandığı yüklü ve zor bir dönemin anlatıldığı önyargısız bir roman…” Ali Yaycıoğlu

 

Otuz üç yıl süren bir saltanat, ardından bir gece yarısı gelen Selanik sürgünü…

Tahttan indirilişinin üzerinden bir asırdan uzun bir zaman geçmiş olan II. Abdülhamid’in yaşamının en ilginç evresi Livaneli’nin çağdaş anlatısıyla gün yüzüne çıkıyor. Devrik padişahın, ihtilalci fikirlerin filizlendiği Selanik şehrindeki günleri hem bir vicdan muhasebesi hem de yoğun bir psikolojik gelgit dalgası.

Türk edebiyatının kuşak bağı Zülfü Livaneli, II. Abdülhamid’in tahtını kaybettikten sonra yaşadıklarına odaklanırken, bireyi, toplumu, devleti ve iktidarı sorguluyor. Selanik sürgünü boyunca Sultan’ın ve maiyetinin hususi doktoru olan Tabip Yüzbaşı Atıf Hüseyin Bey’in hatıratından hareketle vücut bulan bu tarihi romanda, iktidar kavramına çarpıcı bir bakış açısı sunuluyor.

 

Künye

Yayın Direktörü: Gülşen İşeri

Editör: Gökçe Şenoğlu

İlk Okuma: Günnur Aksakal Baykan

Son Okuma: Ezgi Hotalak Adalı

Kapak İllüstrasyonları: Ali Yaycıoğlu

Kapak Uygulama: Şenol Alanbay

Sayfa Tasarım: Şenol Alanbay

%d blogcu bunu beğendi: