Robert de Niro, Al Pacino ve Joe Pesci’nin oynadığı The Irishman filmiyle hikayesi beyazperdeye aktarılan James Riddle Hoffa, 1914’te, Indiana eyaletinin Brazil kasabasında doğdu.

18 yaşından itibaren ABD’de dönemin en büyük sendikası olan Enternasyonal Kamyoncu Kardeşliği’nin eylemlerine katıldı. 1957’de sendikanın üye sayısı 1 milyona ulaştı ve aynı yıl çeşitli ittifaklar sonucu ve üye sayısını artırma sözüyle Hoffa sendikanın başına seçildi.

Örgütün başına geçtikten sonra popülerliği daha da artan Hoffa, sendikayı ABD’nin en büyük sendikası haline getirdi.

25 yıl boyunca avukatlığını yapmış William E. Bufalino, o dönemde Hoffa için, “Kamyoncular Sendikası’nda onun gibisi asla olmayacak” ifadelerini kullandı.

Hoffa başkanlığa seçildikten sonra mafya ile ilişki kurmaya da başladı. Washington Post ve New York Times gazetelerine göre Hoffa, işinsanlarına baskı yapmaları ve diğer yasadışı faaliyetler karşılığında gangsterlerin parasını sendika üzerinden aklamayı teklif etti.

Bu iddialar üzerine ABD Adalet Bakanı Robert Kennedy, Hoffa’yı en çok eleştiren kişilerden biri oldu. Hoffa’ya hapis cezası verilmesini sağlamak için özel bir ekip kurdu. Sonunda Hoffa cezaevine girdi.

Suikast sonrası hayatını kaybeden John F. Kennedy’nin ardından lider olan ABD Başkanı Richard Nixon, “10 yıl boyunca sendikal faaliyetlerde bulunmamak” şartıyla Hoffa’yı affetti. Bu adım sendika üyelerinin oyunu almak için yapılan bir hamle olarak görüldü.

Bazıları, sendikanın yeni başkanı Frank Fitzsimmons’un koltuğunu Hoffa’ya kaptırmamak için Nixon’dan bu koşulu talep ettiğini savunuyordu. Hoffa cezaevinden çıktıktan sendikanın yeni başkanı Frank Fitzsimmons’un sendikadan aldığı paralarla lüks yaşam sürmesine itiraz eden yasal girişimlerde bulunmaya başladı.

Yasal girişimlerde bulunmaya başlayan Hoffa, 30 Temmuz 1975’te eski ortaklarından Detroit’in en büyük gangsterlerinden biriyle bir öğle yemeği ayarladı.

13:15’te evden tek başına çıkan Hoffa, eşine 4 gibi eve döneceğini söyledi. 14:15’te eşini aradı ve “Beni ektiler, restoranda kimse yok” dedi. 14.27’de ise sendikadan yakın arkadaşı Louis Linteau’yu arayıp ekildiğini söyledi. Linteau, eve dönerken ofisine uğramasını istedi. Hoffa’nın bilinen son iletişimi bu oldu.

Hoffa’nın aracı da restoran yakınlarında kilitli bir şekilde bulundu. Araçta hiçbir iz yoktu. Görgü tanığı, itiraf ve delil olmadan FBI’ın soruşturmada ilerlemesi imkansız hale geldi.

Hoffa’nın kaybolmasının ardından FBI soruşturmasına dahil olan ajanlardan John Anthony BBC’ye, “Bu çok zor bir görevdi. 10 yıl önce Hoffa’yı cezaevine gönderen de biz olduğumuz için çevresindeki kimse FBI’a konuşmak istemiyordu” açıklamasını yapmıştı.

Share This
%d blogcu bunu beğendi: